Cumartesi, Nisan 21, 2007

Makamımız ferahnak olsun


Bir seferinde, gençten bir hanım kızımız, lafa pek beğendiği bir meyhaneyi anlatırken önce leziz bulduğu mezelerden girmiş, sonra ortam tasvirlerine geçmişti. Sonra da ekledi: "Sürekli TSM çalıyorlar, şahane!" TSM, yani Te Se Me olarak...
Gözüm bazen TRT4'te yayınlanan, muhtemelen Arı Stüdyosu'nda çekilmiş "TSM" konserlerine takılıyor. Beraber ve solo; eserlerin güfteleri de altyazı olarak geçiyor; içten patlamalı karaoke serbest yani... Bazısında da söz, söz değil ki, Fatih'in topları gibi sıkışıyor insanın göğüs kafesine. TSM önce güfteden vuruyor beni; güfte insanıyım ben.
Fakat diyelim "İçimde kim vardır bir bilebilsen" diye bir yaylımla başlıyor solo olaraktan bir kadın solist, benim dikkat birden tafta tuvalete, kuaförde nasıl tarif edildiğini tahayyül edemediğim fön biçemine takılıyor. Kamera, nakaratlarda eşlikçi koroya dönüyor, bazı dişi koristlerin suratında net bir haset görüyorum ben, öndekine menzillenmiş. Zaten bir sonraki soloya çıkacak olan hanım doğrudan kenidini belli ediyor. Daha cafcaflı oluyor onların tuvaletleri, bir de nasıl bir özgüven...
Halbuki koro halinde söylediklerinde nasıl bir sükûnet var, meal uyduğunda birbirlerine dönüp gülümsemeler, "hepimiz aynı taraftayız"ın verdiği bir coşku hali. Arkaya düşmüş uzun boylu adamlar, uzun kollarını açıyorlar eğer en sağda ya da en soldalarsa. Zaten kollar yola gelmiyor, bitişik nizamda da özgün hamleler denenmekte. Gece üç buçukta izlerken hele, o coşku, o kökünü musiki aşkından alan o bentsiz coşku yataktan fırlatıyor insanı... Fakat işte onlar "Birgün karşılaşırsak ayrıldığımız yerde" diyorlar, benim aklım bu adamların, bu kadınların pijamalı hallerine kayıyor mesela gayet hicaz olarak... Güfteden de bir halt anlayamıyorum.
Şimdi kendisi kazık kadar bir adam oldu da, kardeşimin altı yaşındayken en sevdiği şarkı "Eski Dostlar"dı. Sözleri de ezberlemiş; insan altı yaşında hangi eski dostuna hitaben böyle içli söyler, hiç anlamadım. Belki rast makamına vardı bir meyli. Makamların burçlarını ve tedavi güçlerini (Nihavend bel ağrısına iyiymiş, hüseyni karaciğer, kalp ve ruh iltihabına iyi gelirmiş, zirefkend makamı kulunca...) anlatan bir site buldum; ilgilenen için dumura uğratıcı başkaca malumat da mevcut.
O sitede yoktu; gidişatı, dokunuşu, burcu ve de tedavi gücü nedir hiç bilmiyorum, ama ismen "ferahnak"a meyilliyim ben şahsen. En azından gün itibarıyla...

1 yorum:

L. D. Said dedi ki...

Çok sevdim, pek müstefit oldum. Berhudar olunuz. Pentatonik melodiler insana Croching Tiger Hidden Dragon'ın en güzel sahnelerini hatırlatır. Uşşak makamı, gevşeme hissi verir. İstirahat için faydalıdır.