Bir yandan kendi kendimin vakanüvisliğini yaptığı için bu kayıtlara müteşekkir kaldım, bir yandan kendimden korktum. Bahsettiğim iki sene, üç sene öncesi... Üzerine düşünecek, klavye kıpırdatacak hale geldiysem mühimsemişim tek tek onları, sonra nereye gitmişler... Peki hiç yazmadıklarım? Eriyip kanıma karışıyorlar mı? Bir umut...
Bu saatte yemek kokusu geliyor dışarıdan, patatesli yumurta mı yapmış biri? Müziğin sesinden çapraz apartmandaki ellerini silkeleyen adamı duymuyorum bu gece. Sokağın bir ucundan biri "Siyah" diye bağırdı az önce, yakındaki bir apartmandan, belki balkonda sigara içen bir adam, karısı içeride "Var mısın Yok musun" seyrediyor, çocukları çoktan yatmış, yarın okul var, masanın üzerinde tuzlu erik çekirdekli bir kase, "Beyaz" diye bağırdı. Sık sık balkondan bağırmayan birinin sesiydi.
Okuyup da, üzerine bir de çok sevip de unuttuğum kitaplar eski bir arkadaşı sokakta görüp de tanımamışım gibi utandırıyor beni. Bu anı hatırlamamın bir faydası olacak. Kriptik... Aramızda... Pardon...