Çarşamba, Kasım 05, 2008

Bir bayan üzerine türkü

Daha çok birini arar gibi dolanıyordu masaların arasında. Bir göz temasını fırsat bilip bizimkine yanaştı. Gri takım elbise vardı üzerinde, bir de uyan kasketi... Kara kuru suratının üçte biri bıyıktı; en azından öyle hatırlatıyor kendini.
Teklifsiz başladığı türküyü hatırlamıyorum. 'Yeşil ördek gibi daldım göllere' miydi? En azından öyle hatırlıyorum şu an; söylemiş gibi...
Tuncelili, müzik öğretmeni, küçüklükten beri bağlama elinde... Karısı üç ay önce guatrdan ölmüş. Maaşı köyde bol bol yetiyormuş da, alkol de sevdiğinden ('Sizin gibi' diye ekliyor)İstanbul'da yetmiyormuş. Arada gömlek cebinden teker teker çektiği sigaralardan yakıyor, az küçüldükten sonra yanan ucu avuç içine çevirip içiyor. Böyle tutulan sigaradan alınan nefes de başka türlü oluyor, ciğerine kadar duyuluyor.
Laf birden siyasete geliyor. Başındaki 'gavat oğlu gavat'sa da CHP'ci. "Kime verem?" diye bize soruyor; "Bir tek Cem Uzan iyiydi, Amerika'yı dolandırmış adam neticede" diyor. Programının devamıymış gibi sonra, Mahzuni Şerif'ten 'Katil Amerika'ya geçiyor.
Kendi derlediği türkü olup olmadığın soruyoruz. Annesinden öğrendiği bir türküye başlamadan evvel uyarır gibi: "Ama Zazaca, olur mu?"
Öyle bir dil ki, ne dese acıklı... Bitirince "Ne anlatıyor" diye soruyorum. "Bir bayan üzerine..." deyip bir başka türküye geçiyor Zazaca. Bir daha soruyorum; "Üst üste geldi ama bu da bayan üzerinedir..."
Biz bira içiyoruz, o kaşığını bardaktan çıkarmadığı çayını bitiriyor. Sigara ve alkol parasını toparlayıp ayağa kalkıyor birden; el ederek uzaklaşıyor.

2 yorum:

rehav@ dedi ki...

oy oy oyyy sezyum'dan sonra hafakan'da burdaymış. ah keşkem goloğlu abimin de bir blogu olsa yazsa da okusak.
seviyoruz sizi onyedi inç ekranda.

ONALTIKIRKALTI dedi ki...

kaldı mı böyle insanlar, kaldımı böyle kendine has özel kültürler... o kırmızıydı, bu yaprak, bunun dalı uzun, şu çok toz topluyor derken bütün bahçeyi talan ettiler sonunda kalmadı tek bir ot...